Derim ki şayet kütüphanenizi elden çıkaracaksanız bütünüyle elden çıkarın; kitap kurtlarının, bu benim işime yarar diyen eşin dostun, çağırdığınız sahafların kütüphanenizden kitap seçmesine müsaade etmeyin. İçinden kitap seçilen kütüphane, yağmalanan bir kütüphanedir ve geriye kalan kitapların da değerli olması fark etmez, bir defa yağmalanınca asaletinden ve kıymetinden çok şey kaybetmiş demektir.
Her sahaf her kitap kurdu elden çıkarılmak istenen bir kütüphanenin ilk göreni ve kitaplarının ilk seçeni olmak ister. İkinci gören ve seçenle daha sonrakiler, acaba hangi kitaplar ben görmeden gitti, diye hayıflanırlar ve ömürleri boyunca kendilerinden önce seçilen kitapların merakıyla kaçan fırsatın gizemiyle kahırlanırlar.
Bir kütüphaneye bir kitap deposuna bir kitap hurdalığına ilk giren ilk seçen tabirimi hoş görün; ganimete konmuştur ve bu kişiler kendilerini şanslı addederler. Esasında öyledirler. Bir ilk seçici şayet kitap kurduysa, seçtiği kitabın kendinde olup olmadığına bakmaz. Kitabın nadirliğine, imzalı olup olmadığına, ilk baskılara, o güne kadar görmediği kitaplara, gravürlü olanlarına, el yazmalarına bakar. Böyle bir kütüphaneden nadir bir kitabın birden fazla nüshasının çıkması da ihtimal dâhilindedir. Nitekim bazı sahaf arkadaşların “nadir” hikâyelerinde bu tür heyecan verici bölümler bulunur ki insanın dinlerken bile içi gider, hadi haset demeyelim de insan imrenmeden edemez.
Yine de kitap seçilmesine müsaade edilen büyük bir kitap deposunun, hurdalığın, kütüphanenin ilk, ikinci, üçüncü talandan sonra bile kıymetli tarafları bulunur.
Bir defa kitap seçen kişi ne kadar kurt ve uzman olursa olsun, bazı kitapların nadirliğinin farkında olmayabilir. Sıradan gördüğü, bilmediği bir kitap bir sonraki seçicinin gözlerini parlatabilir.
İkincisi, o kadar çok kitap içerisinde arada kaynayan, seçicilerin gözünden kaçan kıymetli kitaplar, sıradan kitap yığınları arasında saklanmış, kendisini sizin için muhafaza etmiş olabilir.
Üçüncüsü, bazı büyük kitapların arasından küçük kıymetli kitaplar çıkar ki ilk seçicilerin kitap karıştırmaya vakitleri olmayabilir.
Dördüncüsü, ilk seçiciler için kıymetli görünmeyen bir kitap sizin yıllardır aradığınız, bulamadığınız, rüyanıza giren bir kitap olabilir. Oracıkta bulunca, sadece kütüphane sahibine değil, kitaba dokunmadıkları için sizden önceki seçicilere de dua edersiniz.
Sıradan ve sayıdan çıkalım ve diyelim ki sizin yaşadığınız duyguların benzerini sizden sonraki seçici de yaşayacak; böylesi bir depo, kitap hurdalığı, kütüphane her seçen için keşfe açık ve ganimet bulunan bir hazineye dönüşecektir.
En son partiliğe atılacak derece seçilen, talan edilen kitaplar, bir ikinci el kitap satıcısına sudan ucuz verildiğinde başından birkaç sayfa eksik bir kıymetli kitapla, kıymeti bilinmeyen bir atlasla, nadir bulunan bir yemek kitabıyla, kırk yıl arasanız bulamayacağınız bir ilçenin güzel kapaklı telefon rehberiyle karşılaşmanız mümkün olacaktır.
Yine de her durumda ilk seçen olmak müthiş bir şeydir.
Allah, her kitap kurduna bu duyguyu ömründe bir kez olsun yaşatsın. Tabii, “âmin” derken, duayı kendimize ettiğimizi de Allah biliyor.